İpek yolu, Çin’den Anadolu’ya, Anadolu’dan Avrupa’ya kadar uzanan tarihin en büyük ticaret yolu. Ancak sadece ticaret yolu diyerek İpek yoluna haksızlık etmiş oluruz. İpek yolu, doğudan batıya ve batıdan doğuya; orduların, dinlerin, kültürlerin, sanatın ve bilgelerinde yolu. Bu yönüyle tarihte çok büyük bir öneme sahip.

İpek Yolu Tarihi: Zorlu Serüven

İpek yolu tarihi, M.Ö 137 yılında, o dönem Çin’e hükmeden Han İmparatoru Wudi’nin batıya açılmak istemesiyle başlıyor. Fakat bu o kadar kolay olmuyor. O dönem batıda Çin’in en eski düşmanlarından olan göçebe kavim Xiongnular yaşıyor. Bu yüzden Wudi, batıya onları en iyi tanıyan generali Zhang Qian’ı gönderiyor. Zhang Qian Xiongnuların topraklarına varınca, onu esir alıyorlar ve bu esaret 13 yıl sürüyor. 13 yılın ardından Zhang Qian esir edildiği yerden kaçıp Han imparatoru Wudi’ye gördüklerini anlatıyor. Anlatılanlar Wudi’nin hoşuna gidiyor ve batıyla ticaret yapılabileceğini anlıyor. Han Hanedanlığı ve Xiongnular arasındaki savaşların sonucunda Xiongnuların da bölgeden çekilmesiyle Wudi, Zhang Qianı bir ticaret kervanı ile batıya tekrar gönderiyor. Böylece Zhang Qian sayesinde ipek yolu tarihi başlamış oluyor. İpek yolu, M.Ö 2. yüzyıldan 1800’lü yıllara kadar önemli bir ticaret yolu olarak kullanılıyor. Günümüzde de bir turizm alanı ve dünya mirası olarak önemini koruyor.

İpek Yolu Güzergahı : Uzun Yolculuğun Başlangıcı Xi’an

İpek yolu ve ipek yolu güzergahı başlangıç şehri xian
Xi’an

İpek yolu güzergahı; eski adıyla Chang’an şimdiki adıyla Xi’an dan başlıyor ve son durağı Avrupa oluyor. Toplam uzunluğu ise 6000 km civarında. Geçmişte İpek yolu güzergahı bu uzunluğu nedeniyle o kadar da güvenli bir rota değil. Aslında, Çin Seddi‘nin yapılmasının  nedenlerinden biri de bu yolun güvenliğini sağlamak. 13. ve 14. yüzyıllarda Cengiz Han’ın Çin’i ve bütün Asya’yı kontrol altına almasıyla İpek yolu en güvenli haline kavuşuyor ve yoğun bir dönem yaşıyor.

İpek yolu güzergahında kervanların güvenliğini sağlamak ve durak noktası olarak kullanılmak üzere  birçok kervansaray bulunuyor. İpek yolu güzergahı tek bir yol değil, birçok rotadan oluşuyor. Bu rotalar arasında kara rotası olarak en baskınları; kuzey, güney ve güneydoğu rotaları. İpek yolu güzergahı sadece karadan ibaret değil birçok deniz rotası da mevcut.

İpek Yolu Güzergahı Kara Rotası

Taklamakan çölü
Taklamakan Çölü

Kuzey Rotası

İpek yolu kuzey rotasının en doğusunda 10 farklı Çin hanedanlığına başkentlik yapmış olan Chang’an (Xi’an) bulunuyor. Başlangıç noktası Chang’an olan ve Taklamakan Çölünü takip eden iki ayrı yol mevcut. Birincisi; Taklamakan Çölü’nün kuzeyindeki dağlar boyunca ileriyor. İkincisi ise; Taklamakan Çölü’nün güneyinden devam ederek Doğu Türkistan’daki Kaşgar’da bölgesinde ilk yolla tekrar buluşup ardında tekrar ikiye ayrılıyor. Birinci yol güneyden Belh ve Tirmize doğru ilerlerken, diğeri kuzeyden Kokand’a, oradan batıda bulunan Karakurum Çölüne doğru yol alıyor. Her iki güzergah da ana güney rotada birleştikten sonra önce Türkmenistana, sonra da Merv’e ulaşıyor. Kuzey rotası güzergahlarından ilki batıya gitmek yerine kuzeybatıya doğru devam ediyor. Bu yol, Aral Gölünü geçerek Hazar Denizinin kuzeyine doğru devam edip Karadenize ulaşıyor.

  1. Kuzey yolu:  Çin(Xi’an) > Turfan > Kaşgar > Kokand(Özbekistan) > Merv > Karadeniz
  2. Kuzey yolu: Çin(Xi’an) > Turfan > Kaşgar > Belh > Merv > Anadolu > Avrupa
İpek yolu ve ipek yolu güzergahı  haritası
İpek Yolu Güzergahı(Kara ve Deniz Güzergahları)

Güney Rotası

Karakurum Rotası olarak da bilinir. Bu yol Çin’e, Hindistan’a ve Pakistan’a sınırları olan Karakurum Sıradağlarından geçiyor ve kuzeybatıda bulunan Afganistan ve Tacikistan’a kadar uzanıyor. Bu yolun batısındaki güney yolu denize açıldığı için, o dönem birçok kervan bu karayolu yerine deniz yolunu tercih ediyor. Deniz yolunu tercih etmeyenler Hindukuş Dağları üzerinden Afganistan’a doğru devam edip kuzey rotasına katılıyor. Ayrıca; önce Türkmenistan’a, sonra Merv’den Anadolu’ya oradan da Avrupa’ya doğru devam eden bir güney rotası daha bulunuyor.

  1. Güney Yolu: Çin(Xi’an) > Karakurum Sıradağları > Hindistan > Deniz yolundan Avrupa
  2. Güney Yolu: Çin(Xi’an) > Karakurum Sıradağları > Hindistan > Pakistan > Deniz yolundan Avrupa
  3. Güney Yolu: Çin(Xi’an) > Karakurum Sıradağları > Hindistan > Pakistan > Afganistan > Tacikistan > Kuzey Rota
  4. Güney Yolu: Çin(Xi’an) > Karakurum Sıradağları > Hindistan > Pakistan > Afganistan > Tacikistan > Türkmenistan > Anadolu > Avrupa

Güneybatı Rotası

Güneybatı Rotası ise diğer güzergahlara göre daha kısa bir yol. Bu yol Çin’den başlayarak Hindistan’a, Ganj Deltasına kadar gidiyor.

İpek Yolu Güzergahı Deniz Rotası

İpek yolu güzergahı deniz rotası Sarı Deniz’den başlıyor. Ardından  Doğu Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi güzergahını takip ederek Malakka Boğazına orandan da Hint Okyanusu’na ulaşıyor. Hint Okyanusu’ndan sonra Bengal Körfezi, Arap Denizi, ve Basra Körfezi güzergahını takip ederek önce Kızıl Deniz’e oradan da Akdeniz’e ulaşıyor.

Sarı Deniz > Doğu Çin Denizi > Güney Çin Denizi > Malacca Boğazı > Hint Okyanusu > Bengal Körfezi >Arap Denizi > Basra Körfezi > Kızıl Deniz > Akdeniz

İpek Yolu Ticaretinde Neler Vardı?

İpek yolu ve ipek yolu güzergahında satılapan ipekler

İpek yolu aracılığı ile ticareti yapılan ürünlerin başında adından da anlaşılabileceği gibi İpek geliyor. İpek ticareti yapılmadan önce Batı ülkelerinde olmayan bir ürün. Bundan dolayı Batı’da çok olağanüstü bir ürünmüş gibi karşılanıyor. Fakat Çin’de, M.Ö 2. yüzyıllarda bile ipek üretimi, dokumacılığı ve ipek elbiseler var. İpek kumaşlar Çinli kadınlar için vazgeçilmez ve güzelliklerine güzellik katan bir ürün olarak da oldukça yaygın. İpek yolunda tabii ki sadece ipek satılmıyor fakat  ipek elbise ve kumaşlar o dönem çok önemli bir ticari malzemeye dönüşüyor. Devletler birbirlerine ipek hediye ediyor, anlaşmalar ipekle yapılıyor. Eskiden bu yolun herkes tarafından bir adı yok. Sadece doğudan – batıya, batıdan – doğuya uzanan bir ticaret yolu olarak biliniyor. 19. yüzyılda, Alman jeolog  Baron Ferdinand von Richthofen bu güzergahı “Die Seidenstrasse” yani “İpek Yolu” diye adlandırıyor ve hala da bu isim kullanılıyor.

Bu yolda başka nelerin ticareti yapıldığına değinecek olursak; ipek dışında, yeşim taşı, seramik , tunç, vernik, kürk ve demir gibi ürünler bu yol aracılığı ile satılmak üzere Batıya gidiyor. Tabi bu ürünlerin birçoğu yolda el değiştiriyor. İpek yolundaki tek önemli ürün ipek değil. Baharatlar da ipek kadar önemli. Baharat ile birlikte anestezi, ilaç, afrodizyak gibi ürünlerde taşınıyor. O dönem bu yol üzerinde, kıtalar arası ticaretin bulunduğu her yerde olduğu gibi, döviz ticareti yapan tüccarlar da bulunuyor.

İpek Yolunun Getirdikleri: Din ve Kültür Etkileşimi

İpek yolu güzergahında  dinlerin ve kültürlerinde göç edişini ifade eden resim

Kıtalar arası insan ilişkileri olunca yerli halkların kültür ve dinlerden etkilenmemesi tabi ki olanaksız. Daha en başta, Çin bu ticari yolculuğa başladığında, Çinli Xuanzang Hindistan’dan gelen budist rahiplerden Budistliği öğreniyor. Budizm’i daha iyi öğrenmek, dini metinleri Çince‘ye çevirmek ve  yanlış çevirileri düzeltmek için Hindistan’a yolculuk ediyor. Xuanzang’ın bu yolculuğu büyük etkiler yaratıyor. Çin, Tayland ve Japonya gibi birçok Asya ülkesi, Xuanzang’ın yolculuğu sonrası Budizm’i tanımaya başlıyor. Bu yolculuk “Batıya Yolculuk” adlı kurgusal bir romanla da günümüze kadar geliyor. Tabi ipek yolu ile Çin’e gelen ve yayılan tek din Budizm olmuyor. Çin’e İslam da geliyor ve Çin’de “Hui” adlı etnik bir grup ortaya çıkıyor. Dinler Çin’in mimarisini de etkiliyor. Çin’de birçok Budist tapınak ve cami inşa ediliyor. Dinler ve kültürler sadece Çin kültürüne değil ipek yolu güzergahı yolunda bulunan bütün milletlere etki ediyor. Çin aynı zamanda Xiongnular ile yakın olmasından kaynaklı kılıç, dil gibi birçok kültürel değişimde bulunuyor.

İpek Yolunun Türk Dünyası ve Türk Kültürüne Etkisi

İpek Yolunun Türklere etkisi

İpek yolunun Türk kültürü ve Türk dünyası açısından büyük önemi var. Yolun Çin’den sonraki ilk durağı Türk dünyası topraklarından olan Türkistan, yani bugünkü Orta Asya. İpek yolu Türk boyları arasındaki ticari ilişkileri geliştirirken aynı zamanda birlik ve beraberliklerinin de gelişmesinde kayda değer katkı sağlıyor. Bu ticari yol ile Türkler yeni topraklara yerleşiyor ve yeni medeniyetler kuruyor. Türkler, Çin Hanedanlıklarını zayıflattıklarında, doğuyu ve batıyı bağlayan bu yolu ellerinde tutuyor. Mete’nin hükümdarlığındaki Hun devleti ipek yolunun kontrolünü ele alıyor ve işletiyor. Hun devletinin iç karışıklıklarından faydalanıp  ipek yolunu tekrardan ele geçiren Çin, Hun devletinin yeniden güçlenmesine mani oluyor ve Hunların çöküşüne yol açıyor. Türk dünyasına etkisi Hun Devletiyle sınırlı kalmıyor. Uygur Devletinden örnek verecek olursak; Çin’de bir isyan çıkıyor ve Uygur Devletinin yardımları sonucu bu isyan bastırılıyor. Karşılığında ise 20000 balya ipek alınıyor.

Gerek ticari gerekse kültürel etkileri ile ipek yolu hem dünya, hem Türk hem de Çin tarihinde önemli bir yer taşıyor. Çin bir kuşak bir yol projesi ile ipek yoluna eski popülerliğini kazandırmayı planlıyor.