1 Ekim 1949 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra Çin ekonomisi hızlı bir şekilde gelişmeye başladı ve hâlâ da gelişmeye devam ediyor. Sosyalist bir piyasa ekonomisi olan Çin ekonomisi, özel ve kamu iş kollarını bir arada barındırıyor. Çin benimsediği ekonomik gelişim modeli sebebiyle, ülke ekonomisinde kamu iş kolları (KİT) özel iş kollarına nazaran daha büyük bir paya sahip. Çin üretime dayalı bir ekonomiye sahip. Bu nedenle Çin Halk Cumhuriyeti dünyanın fabrikası olarak adlandırılıyor. Ancak Çin’in tüketim ekonomisi de oldukça hızlı büyüyor ve hali hazırda dünyanın en büyük ikinci tüketim ekonomisi konumunda. 2001 yılından bu yana Dünya Ticaret Örgütü üyesi olan Çin, dünyanın en büyük ticaret ülkesi ve dünya ticaretinde oldukça önemli bir rol üstleniyor. Neredeyse dünyanın tamamına ürün ihraç eden Çin ekonomisi; dünyanın en büyük ürün ithalatçısı. Çin Halk Cumhuriyeti; “Bir Kuşak Bir Yol” projesi kapsamında yaptığı ticari anlaşmalar sayesinde gelişmeye devam ediyor.

Ekonomi Hedefleri

2002 yılında yapılan Çin Komünist Partisi’nin 16. Ulusal Kongresi’nde, 2021 yılına kadar orta halli bir refah toplumu yaratma hedefi konuluyor. Çin devlet başkanı Xi Jinping’in rüyası ise; Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı olan 2049 yılında, tamamen gelişmiş bir Çin toplumu yaratmak. Çin Komünist Partisinin ne denli başarılı olduğuna bakacak olursak; günümüzde Çin üst-orta gelirli bir ülke. Çin ekonomisi 2019 yılında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi. Büyüme hızı bu şekilde devam ederse önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda aday. Ancak Çin’de kişi başına düşen gelir halen yüksek gelirli ülkelerdeki kişi başına düşen gelirin dörtte biri kadar. Ayrıca 373 milyon Çinli üst-orta gelir standartlarının altında bir ücretle hayatını sürdürüyor. Gelir eşitsizliği son yıllarda azalma eğiliminde olmakla birlikte, hâlâ yüksek sayılabilecek bir seviyede. Yani Çin ekonomisi, 2002 yılında belirlenen hedefe tam manasıyla ulaşamasa da, bu hedefe büyük oranda yaklaşmış durumda. 

Ekonomide Nüfusun Etkisi

Çin ekonomisinin ciddi şekilde büyümesine etki eden faktörlerden birisi de nufüs; yani iş gücü. Çin’in yaklaşık olarak 800 milyonluk bir iş gücü var. Bu sayı Hindistan hariç dünya üzerindeki diğer bütün ülkelerin nüfusundan oldukça fazla. Çin bu iş gücünü farklı alanlarda istihdam ederek ekonomisinin gelişimine katkı sağlıyor. Bu alanlara kısaca göz atacak olursak…

Çin Tarım Ürünleri ve Çin Ekonomisi

Çin ekonomisine katkı sağlayan bir Çinli çiftçi

Çin’in tarımsal üretimin büyük bölümü iç pazar için üretiliyor. Çünkü dünya nüfusunun neredeyse dörtte biri Çin’de yaşıyor. Çin’in işgücünün yaklaşık olarak üçte biri tarım alanında istihdam ediliyor. Ancak tarımın GSYİH’nın sadece %10’unu oluşturduğunu görüyoruz. Tarımsal ürünlerin birçoğu halk tarafından alınıyor ya da Hong Kong’a gönderiliyor. Bu nedenle Çin ekonomisi tarımsal üretimden doğrudan beklenen verimi alamıyor. Ancak bu üretim Çin ekonomisi adına dolaylı yoldan oldukça fayda sağlıyor. Çin’de yetişen tarım ürünleri; pirinç, buğday, mısır, darı, süpürge darısı, soya fasulyesi ve çay gibi gıda maddeleri ve pamuk, tütün gibi doğrudan nakite çevrilebilen ürünlerden oluşuyor. 

Çin Ekonomisi İçin Madenciliğin Önemi

Çin ekonomisi adına madenlerde çalışan Çinliler

Çin doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir ülke. Çin’de çıkarılan madenler arasında en büyük paya sahip olanlar ise kömür ve petrol. Çin petrol rezervleri bakımından dünya üzerindeki 13. ülke ve petrol Çin ekonomisi açısından oldukça önemli bir yer tutuyor. Aynı zamanda ülke topraklarında henüz keşfedilmemiş yüksek miktarda doğalgaz olduğu da biliniyor. Ülke iş gücünün sadece %1’i madencilikle ilgilense de, madencilik Çin için bir zorunluluk. Çünkü dünyanın en çok enerji tüketen toplumu olan Çin toplumunun enerji ihtiyaçlarının %70’i kömür ve petrol ile karşılanıyor. Geriye kalan açığı kapatmak için ise yurt dışından ciddi miktarda petrol ithal ediliyor. Duruma yakından bakıldığı zaman madencilik Çin’in fazladan enerji ithal etmesine engel olarak, ekonomiye büyük bir katkı sağlıyor.

Çin Ekonomisinin Göz Bebeği: Üretim 

Üretim sektörünün Çin ekonomisine katkısı

Çin Halk Cumhuriyeti’nin dünyanın en çok üreten ülkesi olduğunu ve bu nedenle dünyanın fabrikası diye adlandırıldığından bahsetmiştik. Ülke işgücünün yaklaşık olarak %30’u üretim sektöründe istihdam edilmiş durumda. Üretim sektörü ise Çin GSYİH’sının %44’ünü oluşturuyor. Yani Çin ekonomisi üretim sektörünün omuzlarında yükseliyor. Üretim sektöründe ağır sanayi önemli bir yer kaplıyor. Ağır sanayi alanında ise çelik üretimi ve metal işleme sektörleri öne çıkıyor. Ağır sanayi (otomobil üretimi gibi)çoğunlukla iç pazar için üretilirken, hafif sanayi (oyuncaklar gibi) ihracat odaklı üretim yapıyor. Çin üretim sektörü ucuz ve kalitesiz üretimin adresi olarak biliniyordu. Bu durumun uzun vadede Çin ekonomisi için faydalı olmayacağı da eleştiri konularının başında yer alıyordu. Bu nedenle Çin son dönemde üretim sektöründe kaliteye verdiği önemi artırmaya başladı.

Çin Ekonomisinin Yükselen Yıldızı: Hizmet Sektörü

çin ekonomisi

Çin ekonomisi geliştikçe Çin’de tüketim ve hizmet sektörleri de gelişmeye başladı. Günümüzde Çin işgücünün %36’sı hizmet sektöründe çalışıyor ve bu sektör Çin GSYİH’sının %46’sını oluşturuyor. Ülkede komünist bir yönetim anlayışı hakim olduğu için Çin Halk Cumhuriyeti devleti hizmet sektöründe önemli rol oynuyor. Onun dışında turizm- seyahat, telekomünikasyon, internet ve e-ticaret gibi sektörler öne çıkıyor. Çin hizmet sektöründe nakliye ve lojistik de önemli bir yer kaplıyor.