ÇİN TARİHİ

Cengiz Han: Avucunda Kan Pıhtısıyla Doğan Lider

Cengiz Han; Çin’in kuzeyinde yaşayan ve köklü bir millet olan Moğolların adını tüm dünyaya duyurmuş bir komutan, Moğol İmparatorluğunun kurucusu ve hükümdarı. Asıl adı Timuçin (Temuçin), “demirci” anlamına geliyor ve babası Yesügey tarafından konuluyor. Timuçin ismi, Yesügey’in baba olmadan hemen önce esir aldığı bir Tatar kabilesi reisinden geliyor. Timuçin, 12. yüzyılın sonunda başlayan ve 10 yıldan fazla süren savaşlar sonucu 1206 yılında bütün Moğol kabilelerini birleştirerek Moğol İmparatorluğunu kuruyor. Bu başarısından sonra “Güçlü(Büyük) Hükümdar” anlamına gelen Cengiz Han ismiyle anılmaya başlıyor. Burada birçok kişinin merak ettiği “Cengiz Han Türk mü?” sorusuna da cevap vermiş oluyoruz. Türklerle yakın ilişkiler kurmuş olsa da, Cengiz Han Türk değil, bir Moğol.  “Cengiz Han kimdir?” sorusuna yanıt verdiğimize göre onu daha yakından tanımaya başlayabiliriz.

Büyük Komutan Cengiz Han Soyu ve Doğumu

Tarihler 1140 yılını gösterdiğinde, Moğol kabilelerinden Börçiginler kabilesine mensup Kabul, bütün Moğol halkının ilk lideri olarak “Han” unvanını alıyor. İşte büyük komutan Cengiz Han’ın soyu, ilk lider Kabul Han’a dayanıyor. Babası Yesügey Bahadır, Kabul Han’ın torunu. Kabul Han Moğollara liderlik ederek, 1140’lı yıllarda Kuzey Çin’de hakim olan Jin hanedanlığı ile mücadele edecek güce erişiyor ve Çin ile mücadeleye başlıyor. Ancak Kabul Han’ın halefi olan ve Moğolların gücünde önemli bir paya sahip olan Ambakay Han, Tatarlar tarafından Çinlilere teslim edilerek acı bir şekilde öldürülüyor. Bunun üzerine Moğollar tekrar Çinlilerin üzerine yürüse de güç kaybetmeye başlıyor ve 1160 yılından itibaren bir dağılma dönemine giriyor. Bu tarihten sonra sahneye çıkan Yesügey Bahadır, Moğol kabilelerini tekrar toplamak için oldukça çaba sarf ediyor. Batı komşularından olan Türk boyu Keraitlerin lideri Tuğrul  ile ittifak kurarak gelecekte kurulacak olan Moğol birliğinin temellerini atıyor. 

Cengiz Han’ın Gençliği, Evliliği ve Çocukları

cengiz han çocukları
Cengiz Han’ın Çocukları

Cengiz Han’ın gençlik yılları, henüz 9 yaşındayken babası Yesügey Bahadır’ın zehirlenerek öldürülmesi sonucu oldukça zorlu başlıyor. Babasız kalan aile, fakirlik içerisinde yaşarken kendilerine sığınacak bir kabile de bulamıyor. Fakir oldukları için sürüleri de olmayan aile, balıkçılık ile yaşamaya çalışıyor. Üvey kardeşini öldürdüğü için, 13 yaşında üvey kardeşinin kabilesi Tayciutlar tarafından esir alınan Timuçin, bir dizi olayın ardından Tayciutların elinden kaçmayı başarıyor. Daha sonra babasının ölmeden hemen önce kendisi ile nişanlandığı Börte ile evlenmek üzere kayın pederini ziyarete gidiyor. Tarihler 1180’i gösterirken Börte ile evleniyor. Ancak evlendikten kısa bir süre sonra, kabilesi Merkitlerin saldırısına uğruyor ve Timuçin’in karısı Börte kaçırılıyor. Bunun üzerine Temuçin çocukluk arkadaşı olan Cungar kabilesi reisi Camuka ve Keraitlerin lideri Tuğrul’un desteğini alarak Merkitler’e baskın düzenliyor ve eşini kurtarıyor. Temuçin’in Börte’den dört tane erkek çocuğu oluyor. Börte’den doğan Cengiz Han’ın çocukları;

  • Cuci
  • Çağatay
  • Ögeday
  • Tuluy

Cengiz Han’ın diğer eşlerinden de oğulları ve kızları oluyor ancak onun için en değerli çocukları Börte’den doğan oğulları oluyor. Diğer kadınlardan doğan Cengiz Han çocukları yasal varis olmadığı için kayıtlarda yer almıyor.

Timuçin Önce Kağan, Sonra Cengiz Han Oluyor  

Tarihler 1189’u gösterdiğinde eşi Börte’yi kurtarmak için Merkitlere yaptığı baskınla ün salan Temuçin’e, kurultay tarafından kağan ünvanı veriliyor. Ancak kağanlığını bütün kabileler kabul etmiyor. Bu sırada sürekli Tatar saldırılarına maruz kalan Çin, 1198 yılında Temuçin ve Keraitlerin lideri Tuğrul’dan yardım istiyor. Babasını zehirleyerek öldüren Tatarlardan intikam almak isteyen Temuçin bu isteği kabul ediyor ve Tuğrul ile birlikte Tatarlara sefer düzenleyerek liderlerini öldürüyor ve Tatar kuvvetlerini mağlup ediyor. Böylece Temuçin gücünü bir kez daha ispatlamış oluyor.  1201 yılında Cungar kabilesinin başı Camuka’nın baş kaldırması sonucu Camuka’yı infaz ettiriyor. 1203 yılında ise Tuğrul ile arası bozulan Timuçin, Kerait boyunu da idaresi altına alıyor. Tarihler 1206’yı gösterirken bölgedeki bütün kabileleri kendi egemenliği altında toplayan Temuçin, Orta Asya bozkırının tek hakimi haline geliyor.

Timuçin, 1206 yılının ilkbahar aylarında bütün kabileleri bir kurultay için topluyor. Bütün boyları birleştirerek tek bir ulus ortaya çıkarıyor ve bu ulusa Moğol ulusu adını veriyor. Bunun üzerine de kendisine artık Cengiz Han diye hitap edilmesini istiyor ve 44 yaşında Moğol imparatoru olarak tarihe geçiyor.

İmparator olarak ilk işi orduyu ve içtimai teşkilatı düzenlemek oluyor. Devlet kademesinde yönetici ve memur seçimini kabile hiyerarşisine göre yapmıyor, liyakati esas alıyor. Orduda göçebelerin sistemi olan onluk sisteme geçiyor. Bu sayede askerlerin kabileye olan bağlılığını ordu sistemine aktararak, kabile mantığından ulus mantığına geçişi sağlıyor ve kendisine sadık bir ordu kuruyor. Cengiz Han devlet sistemini kurarken o dönem yerleşik hayata geçmiş olan ve devlet düzenini iyi bilen Uygurlardan da yardım alıyor. Hatta ilk Moğol alfabesini, o dönem çoktan yazı kullanmaya başlamış olan Uygur Türklerinden yardım alarak hazırlatıyor. Uygur Türklerinden yazı sistemini öğrenen evlatlığı Şiki Noyan’ı yazı görevlisi yaparak emir, yasak, kanun ve değerlerini Şiki Noyan’a yazdırıyor ve böylece Cengiz Han yasaları doğmuş oluyor. Cengiz Han yasaları katılığı ve oldukça kapsamlı oluşu ile biliniyor.

Cengiz Han’ın Çin Seferleri ve Diğer Savaşları

cengiz han harita
Cengiz ve Kubilay Han dönemleri Moğol İmparatorluğunun Sınırları

Cengiz Han Moğol İmparatoru olduğunda, Çin tarihi yine bir kaos dönemi yaşıyordu ve ülkede üç farklı hanedanlık hüküm sürüyordu. Kuzey Batıda Batı Xia, Kuzeyde Jin Hanedanlığı ve Güneyde ise Song Hanedanlığı bulunuyordu. 

Batı Xia Biat Ediyor

Cengiz Han Batı Xia’ya ilk saldırılarını 1205 yılında düzenliyor. Ancak bu saldırılar küçük çaplı çatışmalar şeklinde oluyor, tam bir sefer özelliği taşımıyor. 1207 yılına gelindiğinde ise; Çin’in kendi içinde ittifak yaparak birleşmesini ve büyük bir güç olmasını engellemek için Batı Xia üzerine sefere çıkıyor. Moğol topraklarına en yakın Çin hanedanlığı olan Batı Xia, kuşatma altına alınıyor. Kuşatmada zekasını kullanarak bir savaş hilesine başvuran Cengiz Han,  Batı Xia’yı mağlup ediyor ve 1209 yılında hanedanlığın biatını alarak zafere ulaşıyor.  

Cengiz Han Jin Hanedanlığı ve Pekin’i Fethediyor

1211 yılına gelindiğinde Moğol devletinin gücü arttığı için Cengiz Han daha önceden vergi ödediği ve bağlılığını bildirdiği Jin hanedanlığına vergi ödemekten vazgeçiyor ve iki güç karşı karşıya geliyor. Bunun üzerine Cengiz Han çok güçlü bir ordu toplayarak Jin hanedanlığına sefere çıkıyor. Jin hanedanlığının kalabalık ordusunu Yehuling savaşında dağıtan Moğollar, 1212 yılı boyunca Jin hanedanlığının iç karışıklık yaşamasına sebep oluyor. Bu fırsattan istifade Pekin’i kuşatmak isteyen Cengiz Han, bir çarpışma sırasında okla yaralanınca kuşatma iptal ediliyor.

1214 yılına gelindiğinde Cengiz Han ertelemek zorunda kaldığı planını hayata geçirerek Pekin’i kuşatıyor. Yaklaşık bir yıl süren kuşatmanın ardından ordusunun kuşatma için yeterli olmadığını gören Cengiz Han, kuşatmayı kaldırma kararı alıyor. Ancak kuşatmayı kaldırmadan önce Jin hanedanlığından barış teklifi geliyor. Moğol İmparatorluğu bu barıştan oldukça önemli kazançlar elde ediyor. Esir aldığı Çinli mühendislerden ordusuna mancınık yapımını ve kullanımı öğretmelerini istiyor. Böylece 1215 yılında yapacağı Pekin kuşatması için ordusunu hazırlamış oluyor. Nitekim bu hazırlıklar işe yarıyor ve Cengiz Han 1215 yılında Pekin’i ele geçiriyor. Böylece torunu Kubilay Han’ın Pekin’de kuracağı Yuan Hanedanlığı için zemin hazrılamış oluyor.

Bu seferler gerçekleşirken güçlü bir Moğol komutanı olan Mukhulai de Mançurya’yı fethediyor. Cengiz Han Pekin’in fethinin ardından bütün Kuzey Çin’in hakimi olunca Çin’i tamamen fethetmenin oldukça uzun zaman alacağının farkına varıyor ve Çin fetihlerini Mukhulai’ye bırakarak Moğolistan’a dönüyor. Mukhulai’de Çin içerisinde ilerleyerek şuan Güney Kore – Kuzey Kore arasında bulunan Kaesong’a kadar geliyor ve onların da biatını alıyor. Çin’de Cengiz Han’ın temsilcisi olarak görev yapan Mukhulai 1223 yılında burada vefat ediyor.

Harezmşah Devleti Tarih Sahnesinden Siliniyor

Tarihler 1218 yılını gösterirken Cengiz Han Kara Hıtaylar’ı da fethederek Moğol İmparatorluğunu Harzemşahlar ile komşu haline getiriyor. Harzemşahlar ile sınırdaş olduktan sonra ticari ilişkiler başlatıyor. Ancak bir süre sonra 400 kişilik bir Moğol ticaret heyeti Otrar bölgesinde, Harzemşah devletinin sultanı Harzemşah Muhammed’in annesinin yakın akrabası olan Otrar valisi inalcık tarafından öldürülüyor. Bunun üzerine Moğollar ve Harzemşahlar arasındaki tansiyon yükseliyor ve 1218 yılında toplanan Moğol kurultayında Harzemşahlar ile savaşma kararı alınıyor.

Cengiz Han, 1219 yılında Harzemşahların üzerine yürüyor. Harzemşah Muhammed, ordusu yenilgiye uğrayınca kaçmaya başlıyor. Seferini Harzemşahların iç bölgelerine kadar ilerleten Cengiz Han 1220 yılında önce Buhara’yı ve ardındanda Semerkand’ı ele geçiriyor. Oğulları Cuci, Çağatay ve Ögeday’ı Gürgenç’i ele geçirmeleri için görevlendiriyor ve 1221 yılında Gürgenç müthiş bir katliamla ele geçiriliyor. Gürgenç’in ele geçirilmesiyle de Harezmşahlar devleti resmen tarihten silinmiş oluyor. Cengiz Han oğlu Cuci’ye Harezm bölgesinin yönetimini veriyor. Cuci ise Horasan üzerine sefere çıkarak Nişabur, Merv ve Herat’ı ele geçiriyor.Cengiz Han tarafından Harezmşah Muhammed’i yakalamakla görevlendirilen Subutay ve Cebe ise, Harezmşah sultanının öldüğünü öğrenince boşa çıkıyor ve bunun üzerine Kafkasya bölgesinde birçok fetih yapıyor.

Moğol İmparatoru Cengiz Han’ın Ölümü

Moğolistan’ da Cengiz Han’ın Anıtı

Cengiz Han Harzemşah seferinden döndükten sonra, sefere çıkarken taleplerini yerine getirmeyen ve kendisine saygısızlık yapan Batı Xia hanedanlığının üzerine tekrar yürüyor. 1226 yılında tekrar sefere çıkan büyük komutan, avlandığı esnada attan düşüyor ve kaburga kemikleri kırılıyor. Bu halde savaşamayacağını bildiği halde “Moğollar korktukları için geri çekildi” demesinler diye sefere devam emri veriyor ve Batı Xia tekrar ele geçiriliyor. Bu sefer esnasında ise tarihte ölümsüzlük arayışı ile de tanınan Cengiz Han, 25 Ağustos 1227 tarihinde 65 yaşındayken iç kanama sebebiyle hayata gözlerini yumuyor. Ölmeden önce verdiği “bütün Batı Xia yöneticilerini ve halkını öldürün” emri ise yerine getirilerek Batı Xia tarih sahnesinden sonsuza dek siliniyor. 

“Cengiz Han’ın mezarı nerede?” sorusu ise hala tam olarak cevaplanamıyor. Bu konuda Moğolların Gizli Tarihi adlı eserde de herhangi bir bilgi yok. Bazıları Cengiz Han’ın mezarının öldüğü yerde bulunduğunu iddia ederken, bazıları ise naaşının Karakuma getirilerek buraya defnedildiğini söylüyor. O dönemin şartlarında cesedin çürümeden Moğolistan’a getirilmesi pek mümkün görünmese de Cengiz Han’ın mezarının nerede olduğu gizemini hala koruyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Adblocker algılandı! Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak sayfayı yenileyin!