M.S. 189 yılında devlet yetkilileri ve saray/savaş ağaları arasında çekişmeler artıyor ve Doğu Han Hanedanlığı kargaşa ve çöküş dönemine giriyor. Bu dönem birçok güçlü kişilik arasında mücadeleler yaşanıyor. Birçok savaş ağası ülke yönetiminde bulunan kişileri kukla haline getirerek ülke yönetimini dolaylı yoldan ele almak istiyor. İşte Cao Cao Doğu Han hanedanlığının son dönemlerinde yaşamış olan, acımasızlığı ve adaleti ile Çin tarihi içerisinde iz bırakmış olan etkili bir savaş ağası, güçlü bir komutan olarak karşımıza çıkıyor. Çin tarihinde büyük bir iz bırakmış olan bu komutan günümüzde hem sinema filmlerine(Kızıl Uçurum )hem de mobil oyunlara(Rise of Kingdoms) konu olmuş bir kişilik. Hatta onun hakkında Çince’de “说曹操曹操到/Shuō cáocāo, cáocāo dào” diye bir atasözü de bulunuyor. Kelime çevirisi “Cao Cao de, Cao Cao gelir” şeklinde olsa da tam olarak manası “İti an, çomağı hazırla” şeklinde.  “Cao Cao kimdir?” sorusuna cevap verdiğimize göre hakkında biraz daha detaylı bilgiler verelim.

Cao Cao’nun Doğumu ve İlk Yılları

Cao Cao; Doğu Han hanedanlığı hükümdarı Huan’ın en sevdiği hadımlardan bir tanesi olan Cao Teng’ın evlatlığından olan torunu olarak MS 155 yılında dünyaya geliyor. Cao Cao daha çocuk yaşlardayken güçlü fiziği ile herkesin dikkatini çekiyor. Gençlik yıllarında geldiğinde ise gürbüz bir delikanlı oluyor. O dönem Doğu Han hanedanlığında gençlerin gelecekleri hakkında kehanette bulunan Xu Shao isimli bir kahin yaşıyor. Bu kahin gençlerin gelecekteki konumları, yetenekleri ve hünerleri  hakkında yaptığı doğru tahminlerle tanınıyor. Cao Cao da bir gün geleceği hakkında bilgi almak ve duyacağı övgüleri memurluk için lehinde kullanmak üzere kahini ziyaret ediyor. Kahin ilk başta Cao hakkında herhangi bir açıklama yapmak istemiyor ancak Cao kahini çok zorlayınca kahin “Barış dönemlerinde yetenekli bir bakan olacaksın, savaş zamanlarında ise acımasız bir kahraman” diye bir kehanette bulunuyor. Cao bunu bir övgü olarak kabul ediyor.

Cao Cao Tarih Sahnesine Çıkıyor

20 yaşında ilk resmi görevine atanan Cao Cao Luoyang’daki kolluk kuvvetlerinin başına gönderiliyor. Cao’nun burada verdiği ilk emir ise kim olursa olsun kanunları ihlal eden kişinin kırbaçlanması yönünde oluyor. Bu emirden dönemin ekili hadımlarından Jian Shuo’nun amcası da nasibini alıyor. Bunun üzerinde Cao Cao’dan kurtulmak isteyen Jian Shuo Cao Cao’nun Dunqiu valisi olarak atanmasını ve şehirden uzaklaşmasını sağlıyor. Böylece Cao yükselmeye başlıyor. 

MS 184 yılında başken Yingchuan’de sarı sarıklılar isyanı çıkıyor. Bunun üzerine Cao Cao hükümdar tarafından isyanı bastırmakla görevlendiriliyor ve süvari birliklerinin başına getiriliyor. Ayaklanmayı çok iyi bir şekilde kontrol altına alarak bastırıyor ve bu sayede birkez daha rütbe atlayarak geniş çaplı birliklerin başına komutan olarak atanıyor. 

MS 189 yılında hükümdar Ling ölüyor ve tahta oğlu Shao geçiyor. Shao’nun tahta geçmesiyle yönetim üzerinde dul imparatoriçe ve dolayısıyla da hadımların etkisi artıyor. Bu durumdan rahatsız olan He Jin ve Yuan Shao isimli soylular imparatoriçeyi ortadan kaldırmak istiyor ve bunun için Liang valisi Dong Zhuo’yu görevlendiriyor. Ancak daha Dong Zhuo’nun ordusu başkent Luoyang’a ulaşmadan hadımlar He Jin’i bir suikastle öldürüyor. Ancak verilen görevden vazgeçmeyen Dong Zhuo başkenti karıştırıyor ve sonunda Shao’nun yerine kendi kuklası olacak olan Xian’ı hükümdar yapıyor. Dong Zhuo gücü eline aldıktan sonra Cao Cao’ya yüksek rütbeler teklif ediyor ancak Cao Cao kabul etmiyor ve doğduğu yer olan Henan eyaletine bağlı Kaifeng şehrine giderek orada kendisine bir ordu kuruyor.

Cao Cao Başkomutan Oluyor 

MS 191 yılında savaş ağaları Dong Zhuo’ya karşı birleşerek gücünü elinden almak kararı alıyor. Bu ittifaka Cao Cao da katılıyor. Ancak Dong Zhuo’nun 192 yılında evlatlığı tarafından öldürülmesi ile Çin’de bulunan savaş ağaları arasında bir iç savaş çıkıyor. 193 yılında bir savaşta babasını öldürenlerden öcünü almak isteyen Cao Cao çok büyük bir katliam yapıyor ve hatta bölgedeki hayvanlar bile bu katliamdan nasibini alıyor. Hatta ölü sayısı o kadar fazla ki cesetler yüzünden Si ırmağı tıkanıyor.  

Bir dizi savaşın ardından büyük başarılar göstererek bölgedeki hakimiyetini artıran Cao 196 yılında hükümdar Xian’ı kontrolü altına almaya başlıyor. Başkenti kendi etki alanında olmayan Luoyang’dan Xuchang’a taşıtan Cao, başkomutan olarak ordunun başına getiriliyor. İmparatoru kuklası haline getiren Cao Cao hiçbir zaman tahta göz dikmeyeceğine yemin ediyor. Kendisine tahta geçmesini tavsiye edenlere ise şöyle diyor;

“Eğer Yüce Gök bana böyle bir kader biçtiyse, o zaman Zhou Kralı Wen olayım!”*

*Wen, Shang Hanedanlığında görevli yüksek bir memur. Ülke yönetiminin kötü olması üzerine herkesle birlikte isyana kalkıyor fakat Shang Hanedanlığına olan sadakatinden dolayı tahtı ele geçirerek yeni bir devlet kurmuyor. Ancak öldükten sonra Wen’ın oğlu Zhou hanedanlığını kuruyor ve babasına Zhou Kralı Wen ünvanını veriyor. Cao Cao da kendisi tahtı ele geçirmeyeceğini ancak oğlu tarafından bir devlet kurularak kendisine kral ünvanı verilebileceğini ifade ediyor.

Guandu Savaşı

Cao Cao kuzeyde güç sahibi olan savaş ağası Yuan Shao ile iyi ilişkiler kurmak adına ona İnşaat Nazırlığı teklif ediyor. Yuan Shao İnşaat Nazırının protokoldeki yeri başkomutandan geride olduğu için bu duruma çok bozuluyor. Teklif Yuan Shao’nun kendini aşağılanmış hissetmesi yüzünden geri tepiyor ve tam tersi bir etki yaratıyor. Daha sonra Cao Cao aşağılamak gibi bir niyeti olmadığını göstermek için kendisi İnşaat Nazırlığına geçiyor ve Yuan Shao’ya başkomutanlık teklif ediyor. Ancak bu durum gerginliğin sadece üstünü örtüyor.

Tarihler MS 200 yılını gösterirken Yuan Shao hükümdar Xian’ı kurtarmak bahanesiyle 100 bin kişilik bir orduyla Xuchang’a yürüyor. Cao ise 20 bin askerle Sarı nehir kıyısında stratejik bir nokta seçerek orada savunma düzeni alıyor. Yuan Shao kalabalık olduğu için cephe taarruzu dışında bir yöntem uygulamayı gururuna yediremiyor. Ancak Cao Cao ordusunun stratejik üstünlüğü Yuan Shao’nun bu şekilde sonuç almasına izin vermiyor. Yuan Shao kilitlenen savaşta bir adım öne geçmek için içeride bulunan adamları vasıtasıyla Cao cephesinin gerisinde isyan çıkarıyor. Ancak bunu daha önce hesaba katmış olan Cao daha önce bu iş için görevlendirdiği Man Chong sayesinde isyanı bastırıyor. Savaşın ortada durumu sürerken Yuan Shao ordusundan gelen bir kaçak Shao’nun depoları ve ikmal yerlerini Cao’ya gösteriyor. Bunun üzerine Cao Cao özel bir birlik ayarlayarak düşmanın ikmal malzemelerinin yakarak imhasını sağlıyor. Böylece sayıca çok daha az olmasına rağmen savaşı kazanıyor ve büyük bir komutan olduğunu ispatlıyor. Ayrıca bu galibiyetle Kuzey Çin’in tek hakimi haline geliyor. 

Cao Cao ve Kızılkayalar Savaşı

caocao kızılkayalar savaşı

Kuzey Çin’den sonra Güney Çin’i de ele geçirerek bütün Çin’i birleştirmek isteyen Cao Cao 208 yılında en önemli girişimini gerçekleştiriyor. Güneyde bulunan iki savaş ağası Sun Quan ve Liu Bei birlik olmadıkları sürece Cao Cao’yu yenemeyeceklerini anlayarak güneyde bir ittifak kuruyor. 

Cao Cao ordusu ve donanması kalabalık olmasına rağmen Cao bütün askerlerinin sadakatine ve deniz savaşı tecrübesine güvenmiyor. Donanmasını ise birbirine zincirleyerek hem kaçışlara engel olmayı hem de kuzeydeki askerleri üzerine çekmeyi hedefliyor. Ancak rüzgarlı bir akşam Sun Quan ve Liu Bei sanki bir şey teslim etmeye gidiyormuş havası verdikleri 10 küçük gemiyi Cao Cao üzerine yolluyor. Bu kadar küçük ve az sayıda taarruz olmayacağını düşünen donanma rahat davranıyor. Ancak gemilerin içi benzinle yıkanmış odun dolu olduğu için donanmaya yaklaşınca gemiler ateşe veriliyor ve beklenmedik bir saldırı gerçekleştiriliyor. Birbirlerine zincirlerle bağlı olan donanma kaçmaya fırsat bulamıyor ve rüzgarın da etkisiyle tüm donanma yanıyor. Böylece Cao Cao savaşı kaybederek kuzeye çekilmek zorunda kalıyor.

Cao Cao’nun Ölümü ve Mezarı

Cao Cao 220 yılında 65 yaşındayken hayata gözlerini yumuyor. Çin’i birleştirme amacına ulaşamadan hayata gözlerini yumuyor. Kendisi Çin’in önemli karakterlerinden Ximen Bao’nun yanına gömülmek istediği için Ölmeden önce mezarının Hebei eyaletinin Anyang ilçesinde bulunan Yencheng yakınlarında olmasını vasiyet ediyor. Mezarına hiçbir eşyasının gömülmesini istemeyen Cao cenazesine halkın katılmasını da istemiyor. Öldükten 1 yıl sonra 211 yılında oğlu Cao Pi tarafından Wei hanedanlığı kuruluyor ve kendisine “Wei Kralı Wu” ünvanı veriliyor. Böylece Cao Cao’nun “Zhou Kralı Wen” olma hayali gerçek oluyor.

Cao Cao hakkındaki kehanet doğrultusunda bir hayat yaşıyor. Belki kahin onun hayatını tahmin ediyor belki de Cao kendisine kahinin tahminleri doğrultusunda bir hayat çiziyor. Acımasızlığı ve yeteneği ile ünlenen Cao zekası ile de tanınıyor. Kendinden önceki savaşları ve orduları çok iyi analiz eden Cao ikmal, tarım ve eğitime çok önem veriyor. İkmal kanadı olmayan, karnı aç olan ve aydınları olmayan bir ordunun hayatta kalamayacağını bildiği için bu alanlarda birçok program uyguluyor.